Doğu Çınarı-Beykoz

DOĞU ÇINARI-BEYKOZ (PLATANUS ORIENTALIS)

A A

Anavatanım Türkiye, Balkanlar, İran ve Hindistan´dır. Çınargiller (platanaceae) ailesindenim.

İstanbul´da yaygın olarak sahil kesimlerinde; Beşiktaş, Bakırköy, Fatih, Sarıyer, Beyoğlu, Adalar, Kadıköy, Kartal, Beykoz ve Üsküdar ilçelerinde yayılış gösteririm.

1739 yılından beri Kanlıca İskenderpaşa Türbesi avlusunda bulunmaktayım. 13 metre boya, 172 cm gövde çapına sahibim.

Çok heybetli ve gösterişli olan habitusum geniş bir tepe yapar. Büyük boylu, yaprağını döken bir ağacım.

55 metre boya, 8.5 metre gövde çapına ulaşabilirim. Ortalama 2000 yıl yaşarım. Yaklaşık 6 metre gövde çapı ile ülkemizdeki en kalın türüm İznik´te bulunmaktadır.

Başlangıçta gövde kabuğum açık gri veya yeşilimsi gri renkli, daha sonraki dönemlerde küçük levhalar halinde kalkar ve yavaşça dökülür.

Yapraklarım derin loplu, oval ve yıldız şeklindedir. Önceleri koyu yeşil renkte, sonbahara doğru sarı ve kahverengi olur.

Erkek çiçeklerim kırmızı renkli, küresel kurullar oluşturur. Bu kürelerin birkaçı bir sapın üzerine dizili olabilir. Dişi çiçek kurullarım bir ya da birkaçı bir sapın ucunda tüylü, kahverengi küreler biçimindedir.

Uzun bir sap üzerinde, 2-6 adetten oluşan küre biçimli meyvelerim vardır. Meyvelerim önceleri yeşil, sonbaharda olgunlaştığında açık kahverengidir.

Yapraklarım ve kabuğum tıbbi alanlarda kullanılmakla beraber sanatçılar tarafından yaprak oymacılığı için de kullanılmaktadır. Odunum, iç mekan mobilyalarının yapımında kullanılmakta, dallarım ve köklerimden kumaş boyası elde edilmektedir.

Ülkemizde "Milli Ağaç" olarak bilinirim. Bunun nedeni Osmanlı İmparatorluğu´nun kurucusu Osman Bey´in rüyasına dayanmaktadır. Osman Bey, bir gün Şeyh Edebali´nin evinde misafir olur. Uyurken bir rüya görür. Rüyasında kendisi Şeyh Edebali´nin yanında yatarken, Edebali´nin göğsünden bir hilal doğar. Hilal biraz yükseldikten sonra büyür, büyür ve dolunay haline gelince kendisinin göğsüne girer. Daha sonra göğsünden bir ağaç bitip büyümeye, yükselmeye başlar. Bu bir Çınar Ağacı´dır. Büyüdükçe yeşerir, güzelleşir. Dallarının gölgesiyle bütün dünyayı kaplar, dünyanın her tarafından insanlar grup grup gelip çok mutlu ve neşeli olarak bu çınarın gölgesine girer. Osman Gazi, rüyasını Şeyh Edebali´ye anlatır. Edebali Hazretleri kısa bir tefekkürün ardından "Ey oğul, sana müjdeler olsun!" der, "göğsümden çıkan nur kızımdır (Bâlâ Hatun). Seni kuşatması evleneceğinize işarettir. Çınar ağacına gelince; sen büyük bir devlet kuracaksın. Evlatların adaletle hükmedecekler. Allah-u Teâlâ seni ve neslini insanların İslam´la şereflenmesine vesile edecektir." der.

İskender Paşa, Kanuni Sultan Süleyman devri devlet adamlarındandır. "Magosa Fatihi" olarak tanınmıştır. 1570 yılında vefat etti. Beykoz´da, 1560 yılında, Mimar Sinan´a bir külliye yaptırdı. Külliye; cami, medrese, hamam ve türbeden oluşmaktadır. Ayrıca, Eğrikapı´da bir mektep ve Ayvansaray´da bir çeşme yaptırmıştır. İskender Paşa Türbesi, 1571 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı olup, tamamen düzgün kesme taştan yapılmıştır. Düz bir çatı ile örtülüdür. Türbenin ön cephesinde kapı ve dört pencere, arka cephesinde beş pencere, yan cephelerinde ise üçer pencere yer alır. Kapısı basık kemerli, pencereleri parmaklıklıdır.

 

Not: Bu ağaç, İBB Anadolu Yakası Anıt ve Korunmaya Değer Ağaçların Tespiti, Tescili, Ağaç Sağlığı ve Devrilme Riskinin Belirlenmesi Projesi kapsamında Anıt Ağaç olarak tespit edilmiştir. Detaylı bilgi için anadoluanitagaclar.com web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Doğu Çınarı-Beykoz - Platanus orientalis
Doğu Çınarı-Beykoz - Platanus orientalis
Doğu Çınarı-Beykoz - Platanus orientalis
Doğu Çınarı-Beykoz - Platanus orientalis